12 Nisan 1993’te ODTÜ’den ABD’deki NSFNet’e 64 Kbps’lik kiralık bir hat çekildi; Türkiye’nin internete bağlandığı o gün bugün “İnternet Haftası” olarak kutlanıyor. Ama 1990’ların ortasına kadar bu ağ neredeyse bir üniversite kulübüydü: TR-NET, birkaç kampüs, birkaç kamu kurumu. Evden bağlanmak diye bir şey yoktu.
Ağustos 1996’da TURNET projesi devreye girdi ve İnternet Servis Sağlayıcı dediğimiz şirketler doğdu. 1997’ye gelindiğinde Türkiye’de 80’i aşkın ISS, internete bağlı 30 bin bilgisayar ve 250 bine yaklaşan bir kullanıcı kitlesi vardı. O kitlenin dünyasına girmek için gereken üç şey belliydi: bir modem, bir telefon hattı ve bir mIRC.
Süper Online World: kapıdaki ilk vitrin
Superonline’ın Aralık 1998’deki künyesinde tek cümlelik bir tarif duruyor: “Superonline, Yapı Kredi’nin İnternet Kuruluşudur.” Ana sayfası bugün bir dönem fotoğrafı gibi: Süper Haber, Süper Spor, Süper Sinema, Cineplex Odeon’un online gişesi, seri ilanlar, hava durumu, otel rehberi, World Club üyelik kutusu. Astroloji bölümünün tanıtımı da iddialı: “Türkiye’nin tek ve ilk astroloji sitesi.”
Sayfanın bir yerinde “Ünlülerle Sohbet”, başka bir yerinde “Tartışma-Forum” bağlantısı var; yani 1998’de Türkiye’de sohbet çoktan internetin merkezine yerleşmişti. Alt menüde ise dönemin en gerçek düğmesi duruyor: TÜRKÇE KARAKTER. Çünkü o yıllarda Türkçe yazmak klavyenin değil, ayarların sorunuydu. Sayfanın anketi de gündemin nabzını veriyor: “Cami ve okula 200 metre mesafede Internet Cafe bulunması sizce …?” Internet kafe, internetin ilk kamusal alanıydı; birçoğumuz ilk kez orada “bağlandı”.

Ada-Net: Ankara’dan gelen ses
Ada Şirketler Grubu’nun internet kolu Ada-Net, aynı yılların Ankara ayağıydı. 1998’deki ana sayfasında firmalar, kurumlar, dernekler ve kişisel sayfalar için ayrı başlıklar; ortada mitoloji sayfaları, elektronik kütüphane, çocuklar için kid/net, mutfak ve bisiklet köşeleri vardı. Bir köşede şu cümle duruyordu: “Bu gün Türkiye’nin Internet’i için bir şey yapın.”
O gün internet bir abonelik değil, ortak bir işti. İnsanlar kendi sayfalarını yapıyor, birbirlerine link veriyor, siteler “web konularımız” diye kategorilere ayrılıyordu. Bugün bir arama motoruna sorduğumuz şeyi, o zaman birinin “web sayfalarımız” listesinde arıyorduk.

mIRC: nick, kanal, op
IRC 1988’de Finlandiya’da doğdu ama Türkiye’de IRC demek mIRC demekti. Khaled Mardam-Bey’in 1995’te yazdığı bu küçük program, 90’ların ikinci yarısında internetin en kalabalık odasına dönüştü. Ekranda üç şey vardı: nick, kanal ve op.
Kanala girene kadar geçen o birkaç saniye bir törendi. @ işareti bir statüydü; kick yemek, yani kanaldan atılmak, o dönemin en büyük sosyal travmasıydı. DCC ile şarkı, resim ve script çekilir; bağlantı koptuğunda nickin yanına “bağlantı koptu” yazısı düşerdi ve o kişi geri gelene kadar kanalda bir hayalet gibi dururdu. Sunucular Türkiye’ye uzaktı: DALnet (Temmuz 1994’te kuruldu), EFnet, Undernet. Türk kullanıcıların kendi kanalları bu ağların üzerinde açıldı.

ZurnaNet: sohbetin köy meydanı
1998’de kurulan ZurnaNet, 2000’lerin başında Türkiye’nin en kalabalık sohbet adreslerinden biriydi; Ekşi Sözlük’te “1998-2002 arası yılların popüler sohbet kanalı” diye anılıyor. Sloganı da iddialıydı: “Dostların ve Dostluğun sanal adresi.”
1 Nisan 2000 tarihli sayfasının sağ kolonunda bir indirme listesi var: mIRC 5.7 (Türkçe), ASCImIRC 1.2, Canavar 8.0, Dragon 3.1, Klavye 5.0, P&P4 beta13. Bu isimler Türkçe IRC script kültürünün adları: insanlar mIRC’in arayüzünü kendileri yazıp dağıtıyor, renkleri, takma adları, otomatik mesajları kendileri kuruyordu. Aynı kolonda “Kurallar”, “Operatörler” ve “Script’ler” başlıkları da duruyor; yani mahallenin hem kahvesi hem karakolu vardı.
O dönemin dilini sitenin kendi uyarısı bile anlatıyor: “Bak dostum bu sayfa framelerden oluşuyo… Senin eleman biraz geri kalmış bunu okuyamiyo. O yüzden sen eski browserinla hayır dagit yenisini al.” Op olmak da kolay değildi; Ekşi Sözlük’te bir kullanıcı o günleri şöyle hatırlıyor: “#istanbul kanalında bir arkadaş beni sop yapmıştı, op nedir bilmediğim için harcamıştım.”

Sunucu kurmak büyük olaydı
90’larda bir IRC sunucusu açmak demek; bir UNIX makinesi (çoğu zaman bir üniversitenin ya da bir ISS’in sunucusu), root izni, derlenmiş bir ircd ve “neden sizin bant genişliğinizle sunucu barındırayım” diyen bir sistem yöneticisini ikna etmek demekti. Bant genişliği kıt ve pahalıydı; sunucu hissesi almak, kanal sahibi olmak bir ayrıcalıktı. Sohbetin kendisi de bedava değildi: hat meşgule düşer, dakikalar faturaya yazılırdı. “Telefonu bırak, internetten çıkacağım” cümlesi bir neslin ortak hafızasıdır.
Bugün aynı iş bir akşamı alıyor: bedava bir sanal makine, birkaç satır yapılandırma, bir web istemcisi. Emeğin değeri kurulumdan bilgiye kaydı; zor olan artık sunucu değil, o sunucuya insan toplamak. Biz de bu yüzden burada, dipses’te kendi IRC sunucumuzu kurduk: 90’larda büyük olay olan şey, şimdi arşivin bir odası kadar yer kaplıyor. Kanallar açık: #dipses, #radyo, #arsiv - adres irc.dipses.net.
Sık sorulan sorular
90’larda IRC sunucusu kurmak neden zordu?
Çünkü sunucu olacak makine genelde bir üniversitenin ya da bir internet servis sağlayıcısının malıydı. Kurmak için root yetkisi, yani o makinenin yöneticisini ikna etmek gerekiyordu. Bant genişliği kıt ve pahalı olduğu için sunucu barındırmak bir ayrıcalıktı; bugünkü gibi bedava bir sanal makine alıp akşam kurmak mümkün değildi.
mIRC bugün hâlâ çalışıyor mu?
Çalışıyor. 1999 sürümü mIRC 5.51’i internet arşivinden indirip bugün açabiliyorsunuz; programın kendisi 1995-2000 arası sürümlerle aynı mantıkta. Modern sürümleri de var ve aynı komutlarla çalışıyor: /server, /join, /nick. 30 yıl sonra hâlâ aynı üç komut.
Türkiye’de IRC kültüründen ne kaldı?
ZurnaNet hâlâ sohbet sitesi olarak ayakta; Ekşi Sözlük’te irc.zurna.net başlığı altında binlerce satır anı var. Sitelerin çoğu kapandı ama Internet Archive’deki kayıtlar duruyor: bu yazıdaki ekran görüntüleri o kayıtlardan. Bir de dipses’in kendi sunucusu var; 90’larda büyük olay olan şey artık arşivin bir odası.
Künye
Bu yazı dipses.net arşivinde IRC · 90’larda Sunucu Kurmak Büyük Olaydı adıyla yayımlandı. Yayın tarihi: 19 Eylül 2026.
Kaynaklar
- Internet Archive, Wayback Machine kayıtları: superonline.com (7 Aralık 1998), ada.net.tr (2 Şubat 1998), zurna.net (16 Ocak 2000), mirc.com (1998-1999 duyuruları)
- Internet Archive yazılım arşivi, mIRC v5.51 (1999) kaydı
- TÜBİTAK Bilim Genç, "Türkiye’de İnternet 25 Yaşında" ve İnternet Haftası, "Önemli Kilometre Taşları"
- Vikipedi, "Türkiye’de internet" maddesi
- Ekşi Sözlük, "irc.zurna.net" başlığı; ZurnaNet, zurna.net (yasal uyarı sayfası ve 2000 kaydı)
Kaynak gösterirken: dipses.net, "IRC · 90’larda Sunucu Kurmak Büyük Olaydı", erişim: 19 Eylül 2026, https://dipses.net/90lar-irc-mirc-sohbet-odalar/

